Amar Ademi

Amar Ademi
@Amar7
Arnavut bre :)
Hep öğrenci
Üniversite, Tarih
Rosenheim - Germany
Sırbistan, 22 Ağustos
120 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Din, ezilen canlının iç çekişidir, kalpsiz dünyanın kalbidir, tıpkı ruhsuz bir durumun ruhu olması gibi. Halkın afyonudur. (K. Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesinin Eleştirisi [Zur Kritik der Hegelschen Rechtsphilosophie], MEGA 1, 1, s. 607 vd.; çeviri, L. S. Feuer'den ,alıruruştır, 1959, s. 263.) Marx'm burada söylediği, insanın kalpsiz bir dünyada ıstirap çektiği ve afyonun şiddetli ağrıyı yatışbrması gibi, dinin insanı teselli ettiğidir. Ama din, ancak insan kendine gelmediği sürece, ancak dayanılabilir olması için yanılsama ları gerekli kılan bir dünyada yaşadığı sürece, insanın acılan için gerekli ve en iyi rahatlatcıdır.
Sayfa 181·Kitabı okudu
Reklam
Tevhid Davası
Tanrı'nın bu putlaştırılması, kitlelerin ve onlar gibi düşünen önderlerinin anlayışlarına egemen olmakla birlikte, Teklik kavramını kaplayan ve çarpıtan "kirli", otoriter ve putlaşbrılmış katkılan atip Teklik kavramını saf haline getirmek isteyen düşünürler ve gruplar her zaman vardı (bunlar çoğunluk devrimciydi). Yahudilik ve Hıristiyanlık tarihi, Tanrı kavramını özgün anlamına yeniden kavuşturmaya dönük sürekli çaba olarak tanımlanabilir.
Sayfa 176·Kitabı okudu
fena ironi içerir
siyasal iktisat, dünyevi ve zevk düş künü görünüşüne rağmen, ekonomi politik -din dışı ve tat almaya dönük yönüne karşın- gerçekten ahlaki bir bilimdir, bilimlerin en ahlaki olanıdır. Başta gelen tezi, yaşamdan ve tüm insani gereksinimlerden vazgeçmedir. Ne kadar az yer, ne kadar az içer, ne kadar az kitap sabn alır, tiyatroya, baloya, meyhaneye ne kadar az gider, ne kadar az düşünür, sever, kuram geliştirir, ne kadar az şarkı söyler, konuşur, kılıç oynarsan, vb., o kadar çok biriktirebilirsin, ne güvelerin ne de tozun zarar verebileceği hazineni -sermayeni- o kadar çok büyütme olanağına kavuşursun. (K. Marx, MEGA 1, 3, s. 129 E. Fromm, 196lb, s. 144.)
Sayfa 167·Kitabı okudu
Marx'ın sistemi, en derin anlamda, tanrıcı olmayan bir dinsel sistemdi; insanın kurtuluşuna, kehanet mesihçiliğine özgü vaatlerin laik bir dille yeniden betimlenmesine odaklı bir sistemdi.
Sayfa 144·Kitabı okudu
Marx'ın nihai ereğinin iktisadi değil insani değişim olduğu; mülkiyet dürtüsünün önceliğine ilişkin fikrin Marksist değil burjuva bir kavram olduğu gerçeğine, yalnızca nispeten az sayıda Marksist bilgin işaret etmiştir (aralarında Marksizm yanlıları ve karşıtları da bulunuyordu).
Sayfa 144·Kitabı okudu
Reklam