Geçmişle açık bir kopuş ve farklılaşma ortaya çıkmıştı. Müslümanların gücünün hakim kılındığı yerlerde, Allah'ın hoşnut olmayacağı hiçbir faaliyete ve O'nun denetimine girmeyen herhangi bir gücün yaşamasına müsaade edilmiyordu. İslam'ın Kur'an'dan kaynaklanan hukuku Roma hukukunun, dili de Yunanca ve Latince'nin yerine geçmişti.
Tabiri caizse imparatorluk, Hristiyanlığı kabul ettiğinde yalnızca ruhunu değiştirmişti. İslamiyetle birlikte ise hem ruhsal hem de bedensel bir dönüşüm yaşanmıştı. İslam, Hristiyanlıktaki gibi sadece ruhban sınıfının dini değildi. Aksine tek tek fertlerin kalplerinde ciddi inkişaflara sebep olan, devrimsel nitelikli bir dindi.
Namaza kaldırtmayan o, kavga ettirten o, haram yedirten, günahlara daldırtan, her türlü kusuru işittiren o! İnsanın en büyük düşmanı nefsi! Biz nefsi yenmek için askeri bir kampta silahlı bir eğitim gördük; Ramazan'da bir ay üniforma giydik, talim eğitim gördük.
Onların tahayyül ettikleri Tanrı hakiki Tanrı değil, kendi muhayyilelerinde yarattıkları puttur ve onu, küçük bir kuşun minik kafesi gibi birkaç parmak genişliğinde dar bir alana hapsetmektedirler.
Sayfa 19 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu