Ya kendisi efendi olacaktı ya da birileri onun efendisi... Aman vermek, merhamet etmek, zayıflık göstermek demekti. Vahşi hayatta merhamet diye bir şey yoktu. Merhamet, korku sanılırdı ve bu yanlış anlama, ölüm getirirdi. Ya sen öldürürsün ya da seni öldürürler, ya sen yersin ya da seni yerler; yasa buydu ve Buck da Zamanın derinliklerinden gelen bu buyruğa uydu.
Sayfa 69 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Hal ona vurmaya devam ettikçe içindeki hayat ateşi titrek kıvılcımlara dönüşüp küçülüyordu. Neredeyse tamamen sönmüştü. Tuhaf bir hissizlik içindeydi. Kendi dayak yiyişini uzaktan görüyormuş gibiydi. Son acı duygusu da onu terk etmişti. Sopa vücuduna iniyor, sesini uzaktan, hafifçe duyuyor ve hiçbir şey hissetmiyordu. Artık o vücut kendi vücudu değildi, ondan çok uzaktaydı.
Sayfa 63 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Gelip geçmiş asırları at gitsin zihninden,
Kov aklından saygıdeğer gördüğün ne varsa,
Lambanın alevi değil, tavanda titreşen,
Gökte parlayan yıldızlar ışık olsun sana.