Umutların olmadığı, tesellisiz ve yürek paralayıcı bir yaşam yaşanabilir ama bekleyişler yoksa, bir şeylerin olup biteceğine, hayatta bir şeylerin değişeceğine dair bir bekleyiş yoksa yaşanamaz.
… geçmişin, şiddetle büyüyen ve akacak bir gölü ya da denizi olmayan bir nehir misali, dur durak demeden şimdiki zamana akıp yuttuğunu söyleyebiliriz; gelecek ise çatlar, parçalanır ve çözülür.