"Unutmamak gerekir ki, gidenler gelenler için bir va'z ü irşad abidesidirler. Üstümüzdeki sema, zalimlere o felaketleri döken eski semadır. Başımızdaki güneş, Firavunların, Hamanların, Adların, Semudların, Nemrutların, bir müddet saraylarını, köşklerini, hazinelerini aydınlatan sonra da harabeleri üzerine haşmetle doğan, kabirlerinde ibret gurubları çizen aynı güneştir. Bir zamanlar isimleri korku ürperişleri ile anılan azametli melikler, münkir cebbarlar, bir müddet sonra iki avuç toprak saltanatı altında kahrolmuşlar, arkalarında zulüm hikayelerinden başka bir hatıra bırakmamışlardır"