Salman Rushdie bir kitap yazar. Kitabın ismi "Şeytan Ayetleri"dir. Bu romanın konusu şudur: Şeytan, en nihayetinde bir insan olan Peygambere sahte ayetler getirip onu kandırır ve Kur'an'daki bazı ayetler, bu şekilde şeytan tarafından yazılmıştır.
Humeyni, 15 Şubat 1989 tarihinde Salman Rushdie’yi “Şeytan Ayetleri” romanından ötürü kafirlikle suçlayan bir fetva vermiş, kitabın yazarının ve yayımlanmasına yardımcı olan herkesin öldürülmesi gerektiğini söylemişti. Ölüm fetvasının üzerine, kitabı Japoncaya çeviren Hitoşi İgaraşi ofisinde bıçaklanarak öldürüldü. İtalyancaya çeviren Ettore Capriolo Milan’daki evinde bıçaklanır, ancak hayatta kalmayı başarır. Kitabın Norveç’teki yayıncısı ise Oslo’daki evinin önünde sırtından vurularak öldürüldü. Kitabı Türkçeye çeviren ve bir kısmının Aydınlık gazetesinde tefrika halinde yayımlanmasını sağlayan Aziz Nesin de ölüm tehditleri almıştı. Ama Öldürül-e-memişti.
Şimdi gelelim bu Şeytan Ayetleri olduğu rivayet edilen ayetlere. Bu olay gerçek mi?
Hacc Suresi 52. Ayet;
"Senden önce hiçbir resûl ve nebî göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, âyetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir." (Diyanet İşleri Çevirisi)
Hacc suresi 52. ayette, her peygamberin okuduğu şeye, şeytanın bir şeyler kattığı ama Allah’ın, Şeytanın kattığını hükümsüz bıraktığı ve kendi ayetlerini geçerli kıldığı, anlatılır. Görüldüğü gibi anlatım, Şeytan Ayetleri diye bilinen ayetlerin, Kuran’a sokulup sonra çıkarıldığı, sokanın Şeytan, çıkaranın da Cebrail aracılığı ile Allah olduğu yolundaki ifadelere uygundur.
İsra suresinin 73. ve 75. ayetleri:
Bu ayetlerin anlamları şöyledir:
"Ey Muhammed! Seni, sana