“Mithra'nın kutsal boğayı öldürmesi, vahşi bir katliam değil, kozmik bir yaratılış eylemidir. Boğanın kanından bitkiler, canından ise evrenin bereketi doğar. Bu sahne, ölümden yaşamın doğuşunu simgeleyen bir zafer anıdır.”
“Mithra, ışığın tanrısıdır ama o güneşin kendisi değil, güneşin önünde giden o yenilmez parıltıdır. O, gökyüzü ile yeryüzü arasında bir 'Aracı' (Mesitês) rolü üstlenir. İyilik ve kötülük arasındaki ezeli savaşta, ruhların koruyucusu ve rehberidir.”
Psişik yaşam gücü, yani libido, kendini güneşle simgeleştirir veya güneş sıfatları taşıyan kahraman figürlerinde kişileştirir.Aynı zamanda fallik sembollerle de kendini ifade
eder.
Hakk’ın kandilinde gizli sır idim
Anamın beline indirdin beni
Ak mürekkep idim, kızıl kan ettin
Türlü irenklere yandırdın beni
Anamın karnında ben neler gördüm
Yedi derya geçtim, ummana daldım
Dokuz aylık yoldan sefere geldim
Bir kapısız hana indirdin beni
Ben de bildim şu dünyaya geldiğim
Tuzlandım da çapıtlara belendim
Bir zaman da beşiklerde eğlendim
Anamın sütüne kandırdın beni
Beş yaşında akıl geldi başıma
On yaşında gider oldum işime
Varıp da değince on beş yaşıma
Bir kuru sevdaya yeldirdin beni
On beş yaşadım yirmiye yol oldu
Otuzunda çevre yanım göl oldu
Kırk yaşadım hayrım şerrim bell’oldu
Hayrımı şerrimi bildirdin bana
Ellisinde yaşım yarısın geçti
Altmışımda yoluma yokuş düştü
Yetmişinde biraz tebdilim şaştı
Mertebe mertebe indirdin beni