İnsanların varolduğu tüm zamanlar boyunca, insan sürüleri de var olmuştur (aile gruplar, topluluklar, kabileler, halklar, devletler, kiliseler). Her zaman küçük sayıdaki buyurucularla karşılaştırıldığında boyun eğenlerin sayısı çok olmuş.. Dolayısıyla, boyun eğmenin, insanlar arasında en iyi ve en uzun uygulanan eğitim olduğu kolayca varsayılabilir. Ortalama olarak her bir boyun eğme gereksinmesi doğuştandır, bir çelik formal vicdan olarak. Bizden talep ettiği şudur; 'herhangi bir şeyi koşulsuz olarak yapmalısın.' kısaca, 'yapmalısın'.
Bu gereksinme kendi kendini yerine getirmeye çalışır, formunu bir içerikle doldurarak. Gücünü, sabırsızlığına, gerilimine göre; çok az ayrım yapıp,kulaklarına bağırılan her şeyi kabul eder, buyuran biri tarafından. (ana baba, öğretmenler, yasalar, sınıfsal ön yargılar, kamuoyu tarafından)
İnsan gelişiminin tuhaf sınırlılığı, duraksayan, çok uzayan, çok uzayan, sık sık geri dönen, döngüsel olan bu boyun eğme, 'sürü içgüdü'sünün en iyi biçimde miras kalmasındandır, emir verme sanatının ucuzluğundan.