Barış

Barış
@Ankh
so long! and thanks for all the fish
kendimize döşediğimiz taşlar görünmeyenin piramidi başka uygarlıkların saatleriydi kullandığımız zehirli yıldızlarını tanıdık gökyüzünün kendimizi bile büyüledik piramidimizin giziyle petrol kuyusu bütün gün rasaşane bütün gece koynumuzdaki tılsımı düşürmedik güne teslim etmedik kelimeleri dar boğazlarda,kör geçitlerde,karanlık dönemeçlerde bozuk para kadar kullandık çarşılarınızı baktığımız pencereleri kimselere kiralamadık uğramadık bir harf için bile mürekkebinize yalvaç olmadan,ermiş olmadan gelip geçtik karanlık oyların kamusundan güvendik sessizliğin derinliğine içimiz bölünse de başkalarına parçalanmadı kendimize çizdiğimiz yekpare harita ömrümüzün yolları kırk yıl,kırk yaş,kırk ikindi biz her zaman birkaç kişi hayatımız piramit,ömrümüz pamuk ipliği bilinse de olur artık bilinmese de... Murathan Mungan
Her şey mahvoluyor. Her şey değersizleşti. Fakat şunu söyleyebilirim ki, onlar mahvetti ve değersizleştirdi. Çünkü sözde masumane insani yardımla gelen bir çeşit afet değil bu. Tam tersine insanın
Beden ile ambalajlanmıș gibiyiz.Onlarca organ ,milyonlarca hücre,trilyonlarca bakteri,salyalar,sıvılar,kan ve bir benlik olarak ben aynı pakete sıkıștırılmıș gibi.Bir beden ile dünyaya gözünü açmak hakkaten ilginç Sonra neden bu beden bir başkası değil? Kendi içinde devasa bir sistem gibi işlerken, benim ne olup bittiğine dair en ufak fikrim yokken.O ve ben aynı șeymișiz gibi sanmam da tuhaf bence.
Sorulacak olursa eğer, bundan böyle yalnızca iki kelime ruh halimizi özetleyebilir: Mutlak keyifsizlik. Jean Baudrillard
yüzünün üzülmeye çalışmış yerlerinden bahsediliyor güya gövdenin ve sesinin başına su gelmiş, inanmazdım