Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir.
Kapıyı kapatıp salona doğru yürürken arkamdan bağırarak bir şey söylediğini işittim, ama ne dediğini anlayamadım. Eminim, bana, "İyi Şanslar!" filan demiştir. Ama, umarım dememiştir. Umarım o lanet sözü söylememiştir. Ben kimsenin ardından, "iyi şanslar!" diye bağırmam. O ne korkunç bir sözdür, bir düşünürseniz.
"Hayat, tabii ki bir oyundur, evladım. Hayat, kurallara göre oynanması gereken bir oyundur"
'Evet, efendim öyledir, biliyorum"
Oyunmuş, kıçımın kenarı. Oyun, öyle mi? Tüm asların bulunduğu takımdaysan, oyun o zaman, tamam; kabul ederim. Ya öteki takımdaysan, as oyuncu filan yoksa, oyunla ilgisi kalır mı bunun? Hiç yani oyun moyun.