Öyle çok yakışır ki Ankara'ya kar
Aklıma gelir hasretle mahsur bıraktığım yar
İnceden işler kalbimi beyazlığıyla ahuzar
Öyle yakışır ki kar
Bir zaman var önümde bir de hayatım var
Bilmem ne içindir sensiz geçen zaman bu kadar
Yer büsbütün beyaz ama sanki kor gibi yakar
Öyle çok yakışır ki Ankara'ya kar
Şehri uzun süre sis, beni sonsuz sen kaplar
Elbet çekilen her çile gerçekliği de kutsar...
Ve yüreğim kimsenin anlamayacağı dilde susar
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kırgınlığımı dile getiremeyecek kadar kırgınım bu hayata. Ama yine de dua etmekten pes edemedim. Umudumun var olması için değil. Hani yorulur da başını sevdiğin birinin omzuna koyarsın ya,tam da o duygu işte dua etmeye beslenen aşk...
Hikayesi yarım kalanlara "kötü son" yaşamaktansa böylesi iyi demeyin. Çünkü hikayesi yarım kalan insan bir ömür boyu "acaba,.... saydı" diye merakla ölü gibi yaşar. Ama hikayesi biten insan başka yoldan gitmesi gerektiğini bilir...