Ben onu şimdi en çok anlıyorum. Turgud'un hainliği değildi onu öldüren. Böyle bir şeyin mümkün olmasına müsaade eden bir dünya içinde olmağa tahammül edemezdi.
Ahlâk mevzuunda benim fikirlerimin Selmin'i balık yağı gibi tiksindirdiğini, Besimin fikirlerinin şampanya gibi onu mestettiğini biliyorum. Beni anlayacağı gün gelip çattığı zaman, korkarım ki, iş işten geçmiş olacak. Tecrübeden sonraki idrak evvelkinden çok daha pahalıdır...
"En çok düşündüğümüz kelimeyi en az kullanmaya bizi mecbur eden gururumuzu aldatmak için, sevmek fiiline sözden başka ifade şekilleri ararız. Meselâ dün, o, masadaki yerlerimizi değiştirmemizi istedi. Öteki masada oturan güzel kadının tam karşıma düşmesine tahammül etmediğini hissettirmişti. Bense, onun bir aralık başının ağrısını geçirmek için aspirin almaya garsonu yollamak mümkün olduğu halde, eczahaneye bizzat gidip geldim."