-- Vazgeçmiştin, neden?
-- Çünkü onun sevgisine lâyık olmadığımı gösterdi.
-- Bu ne demek?
-- Beni sevmedi.
-- Neden?
-- Sevmek istemedi.
-- Ama önceden seviyordu?
-- Öyle bir şey demedi.
-- Seni sevdiğini bilmiyor muydun?
-- Biliyordum.
-- Nasıl?
-- Sevdiğini söylerdi.
-- O zaman önceden seviyordu.
-- Hayır.
-- Biraz önce öyle demedin mi?
-- Önceden bana beni sevdiğini söylerdi, dedim. "Seni önceden seviyordum," demedi.
-- Demesine gerek mi var, bu anlamı çıkaramaz mısın?
-- Hayır.
-- Neden?
-- Çünkü ona sordum, önceden sesimi duymak isterdin dedim.
-- Ve?
-- Ve o da "evet, dün gibi hatırımda. Gerçekten istediğimden değildi, sen mutlu ol diyeydi," dedi.
-- Bunun şu an konuştuğumuz konuyla, yani önceden sevip sevmemesiyle ne alakası var?
-- Bilmiyorum.
-- Biliyorsun.
-- Sesimi duymak istediğini söylerken bile samimi davranmadıysa beni sevdiğini söyleyişlerine nasıl inanabilirdim?
-- Sorabilirdin?
-- Biliyorum.
-- Sordun mu?
-- Hayır.