Antik Motto

Reklam
Puan vermedi·88 syf.··
2026 72. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 12:27
"Babam kırk üç yaşında öldü, ben on beş yaşındaydım. Bugün ondan daha yaşlıyım." alıntısıyla başlamak istedim neredeyse kitabımızın son cümlesi. Bu cümle bile bize bir çok şeyi anlatıyor aslında... Ruhları ve hisleri öldürmenin cezası hapis olsa gökyüzü göremeyecek insanlar var( Yazarımız otobiyografik bir eser sunuyor bize... Ebeveyn sevgisi görmediyseniz aile yaralarınız varsa muhtemelen kitap bunu kanatabilir ya da deşebilir. Kitap el iyisi babanın çocukları ve eşi üzerindeki etkisini okuyoruz. Yazarımızın babası alkolik bir doktor . Alkolik olduğu için sağlıklı bir karakter ortaya çıkmıyor. Aslında basit gibi görünen durumların bir çocuğun hayatında nelere sebep olabilecegini görüyoruz. Anne iyi bir figür ancak yalnız başına yeterli olmuyor. Alkolik doktorumuz aynı zamanda babamız herkese ücretsiz yardım ederken herkese koşarken kendi ailesine hiç yetişememiş. Bu da çocuğun karakter gelişimini bambaşka etkilemiş. Karakter farkını yazarın diğer kitaplarını okuduğumuzda çok daha net hissedebiliriz. Galiba yazarımız hayatta yaşadığı travmaları alaya alarak ya da kara mizah yaparak atlatmaya çalışmış bu da travma baş etme yöntemlerinden biridir. Çok üzüldüm herkes ebeveyn olmamalı sözünü kitapta iliklerimize kadar hissediyoruz. Doktor olmanız ya da okumuş olmanız iyi bir ebeveyn olacağınız anlamına gelmiyor. Derslerde başarılı olabılirler ama ebeveynlikten hayli sınıfta kalıyor. “Şimdi büyüdüm, yaşamın zor olduğunu biliyorum ve hayatı daha dayanılır kılmak için "kötü" yollara başvuran kimi daha hassas insanlara kızmamak gerektiğini de.”
Asla Kimseyi Öldürmedi Benim BabamJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 71. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 12:26
Dikkat Spoiler!!!!!Bu defa Livaneli'nin huzursuzluk kitabıyla geldim. Güzel kitap beğendim lakin eleştirdiğim kısımlar olacak. Öncelikle istanbul'da çalışan gazeteci İbrahim iş yerine gidince gazetede çocukluk arkadaşı Hüseyin'in öldüğü haberini görür. Ibrahim ve Hüseyin Mardinlidir. Ibrahim cinayetle ilgili ayrıntıları öğrenmek için Mardin'e gider cinayetin peșine düşer işte olaylar tam olarak burada başlıyor. Ezidi bir kız Meleknaz ve Müslüman Hüseyin'in aşkı çok başka olaylara yol açıyor. Kitap Ezidi olan Meleknaz üzerinden IŞID'in kadınlara Ezidilere yaptığı zulümleri anlatmış. Bu kısımda Ezidiligin aslını gerçeğıni nasıl olduğunu Ehl-i kelam oldukları ve daha niceleri anlatılmış. Marul kısmına çok şaşırdım. Meleknaz bu zulümden kaçıyor Hüseyin'le tanışıyorlar Hüseyin Meleknazı eve getiriyor ama ailesi kabul etmiyor. Sonra olaylar burada iyice karışıklaşıyor. Bildiğin polisiye gibi kayıp Meleknaz'ı aramaya başlıyoruz sonra Hüseyin'in yaşadıkları da anlatılmış. Kayıp Meleknaz'ın peșine İbrahim düşer. Süreç böyle anlatılır gider . Bana göre kitap yarım kalmış durumda. Mesela Ibrahim Meleknaz'ı buldu sonra ne oldu sınırda yakalandılar sonra ne oldu maalesef yok .Kitabın sevdiğim yanıysa şuydu Avrupa'nın aslında o kadar da medeni olmadığı Müslümanlara tahammülünün olmadığını vurgulamayı ihmal etmemesiydi. Ama bir gerçekte șu hangi dine mensup olursan ol dilin dinin ne olursa olsun zulüm hep kadın çocuk üstünden oluyor. Hikaye çok acı lakin mevzu derin. Demek ki bazı acıları olum bile unutturamıyor...
HuzursuzlukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021117,7bin okunma
Bıyıklarına bak, öyle uzamışlar ki insanlığa hakaret eder hale gelmişler.