Peygamberler ilk çıktıkları zaman mazlum ve ezilenin yanında
yer alacaklar. Sömürülen, ahlakça çökmüş toplumun içindeki öğre-
tileri hızla yayılacak. Onların ölümüyle birlikte halefi olan insanlar
kendi çıkar ve menfaatleri doğrultusunda hızla devlet ve iktidarlaşacaklar. Dinleri de kendi çıkarlarına uyarlayıp iktidarlarını daha da
güçlendirecekler.”
Sanki
birileri buralardan bir şeyler çıkarmıştı. Eksikti. Duvarlar maviydi.
Tanrıların rengi mavi değil miydi? Kötülük ve nazardan korunmak
için mavi boncuk takılmıyor muydu? Örneğin yezidiler mavinin kutsallığından dolayı mavi olan hiçbir şeyi giymezler.
Tüm dinlerin yedinci
günü tanrının dinlenme günü olarak kabul etmeleri bir tesadüf müydü? Yahudilikte cumartesi, Hristiyanlıkta pazar, İslamiyette cuma,
Yezidilikte çarşamba günü.
Mazda
tüm kâinatı yaratmak için otuz üç meleğe görev vermiş ve
bu melekler kendi aralarında iş bölümü yaparak bugünkü kâinatı ya-
ratmışlardı. Otuz üç sayısının bir kutsallığı var mıydı? Acaba Müslümanların tesbihlerindeki otuz üç tane boncuğun anlamı bu muydu?