Apakay

Apakay
@Apakayy
Bibliyoterapi
İlişkilerimizi tehdit etme yerine geliştirme olasılığını artıracak şekilde benliğimizi güçlendirmeyi öğrenebiliriz. Ama değişim hiçbir zaman kolayca ve sorunsuz gerçekleşmez.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Barbara, anlamlı bir ilişkide daha açık ve ayrı bir tavır benimsediğimizde yaşadığımız “komik depresyona” ya da huzursuzluğa henüz hazır değil. Kavga etmek ve suçlamak kimi zaman, bir yöne ya da diğerine doğru adım atmaya hazır olmadığımız zamanlarda, hem statükoyu korumak hem de statükoya başkaldırmak amacıyla kullandığımız bir yoldur.
Daha iyisini yapmayı –daha açık, daha güçlü, daha ayrı olmayı ve kendi adımıza harekete geçmeyi– bilinç altımızda, eşimizi tehdit edip onun bizi terk etmesine yol açacak yıkıcı bir hareket olarak görüyoruz. Daha güçlü bir “ben” geliştirmek, kimi zaman içimizdeki, bizi tatmin etmeyen bir evliliği bitirme isteğini kabul etmek anlamına gelir ki, bu da, terk edilmek kadar korkutucu bir şeydir.
Tam tersine; tahterevalli evliliğinin alt ucunda oturan kadın, pes etme ve özveride bulunma düzeyiyle doğru orantılı bir öfke biriktiriyor içinde. Burada yaşanan ikilem bilinç altımızda, önemli ilişkilerimizin ancak, biz altta kalan kişi olmayı sürdürdükçe ayakta kalacağına inanmamız
“Benim sorunum şu: Grup çalışmasına gitmezsem, kendimi öfkeli ve huzursuz hissedeceğim. Gidersem, kocam kendini öfkeli ve huzursuz hissedecek. Bu ikisi arasından hangisini seçmeliyim?”