Oysa sen kolay kolay terk edemeyecek kadar düşkünsündür hüznüne. Barışamayacak kadar da küskün. Eskiden de böyleydin; onunla büyüyüp olgunlaşmaktansa, içinde kaybolup gitmek isterdin. Acı çekmenin insanı temizleyen bir yanı olduğuna inanırdın galiba; kendini kanatarak günahlarından arınmaya çabalayan sofular gibi yaralarında nefeslenirdin. Mutluluğa atılmış adımlarla alay ettin hep, onları küçümsedin. Oysa yaralarıyla değil, kabuklarıyla olgunlaşır insan dediğin.