''Gerçekten beğeniyordum onu, ama ona karasevdayla falan bağlanmış değildim. O benim uzun süren uyku dönemimi sona erdiren, yüreğime ilk yaşam kıpırtıları, küçük heyecan titreşimleri salan kişiydi.Çünkü yıllar boyunca kablosu çekilmiş, ölü bir radyo gibi yaşamıştım.Hayatın diğer alanları gibi kadınlar da ilgilendirmiyordu beni.Ölü bir radyo havadaki frekansları algılayabilir mi hiç ?”
"Bağlanmalar yüzünden aklımı kaçırmanın kıyısında dolaşıyorum uzun süre. İçime karanlık yerleşmişti; bir türlü söküp atamadığım, kusamadığım, çıkaramadığım koyu bir karanlık..."
...ama doğal ihtiyaçlarımız iyice sıkıştırdığında, duyduğumuz acı ve çektiğimiz sıkıntı, bedenimizin kaldıramayacağı kadar yoğunlaştığında, içimizdeki hayvan dışarı çıkar.