Emanet kelimelerle bize ait cümleler kurmaya çalışıyoruz. En iyi cümleleri kurabilmek için de var gücümüzle okuyoruz. Zetan okumadıkça cümleler de bize olan aidiyetini kaybediyor. Kendimize bir hayat kuruyoruz ölümü en iyi şekilde karşılayabilmek için. Bazısı ölümü unutup bu bekleyişe tüm kıymeti veriyor. Bazısı unutulmamak adına kurduğu cümleleri kalemiyle olan muhabbetiyle kağıtlara aktarıyor.
Kitap okumak ölümü hatırlamaktır işte bu yüzden. Ölmüşlerin yazdığı kitapları okumak son sözlerini de söylemiş olduklarını düşünerek bir başka heyecan veriyor bizlere. Yazarla olan muhabbet aslında bir ölüyle muhabbet etmek gibi geliyor. Sadece o sizden önce gelmiş Dünya'ya. Bir gün siz dinlersiniz diye konuşmuş. Söyleyeceklerini kitaba dökmüş.
Böyle bir muhabbete davet var işte kütüphanelerde. Sırf daha iyi cümleler kurabilmek ya da en azından cümlelerimizi sahiplenebilmek adına okuyoruz biz buralarda. Bazılarımız o kadar çok seviyoruz ki bu muhabbetleri, evimizde de ufak da olsa bir kütüphane kuruyoruz.
Kitap okuyoruz. İyi ki okuyoruz. Ve her daim gücümüz yettiğince okuyacağız. Okumayı güzelleyeceğiz. Kitaplar paylaşacağız. Birbirimize anlatacağız. Kitap okuyan bir nesil olacağız. Özenilecek hayatıların, okuyan gözlere sahip olanlara ait olduğunu kendimize ve çevremize anlatacağız.