Şeyma

"Kabuktan içe doğru yolculuk başlıyor oruçla. Öze doğru, dünyanın yüreğine doğru, dünya ötesin in kalbine doğru. Tanrı, bize, çağrıyı duyma yetkinliği ve çağrıya uyma erginliği vermiş. Ne mutlu biz müslümanlara."
Sayfa 110
Reklam
"...bu sınayış, bu deneyiş. Bir destekleme, bir moral vermedir bu. Yoklama görünümünde bir arka çıkmadır yani."
Sayfa 110
"Zaten, varoluş, Tanrıya konuk olmaktır. Bu dünya Tanrı'nın bizi ağırladığı ilk konukevidir. Sınayıp denediği bir ev. Yılda bir ay da, daha iç odalara, saraylara çağırır bizi Tanrı. 'Bir pansiyoner olmaktan çık' der bize. 'Biraz daha yakın ol.' Tam yerleşiklik ve yerini bulmaysa, ölümden sonraki hayatta gerçekleşecektir."
Sayfa 109
"O kasaba, o bağlar, o çeşmeler, o ramazan topu, hepsi hatıralarımıza gömüldü. Fakat her ramazanda bir mucize simyasıyla dirilirler. Ağır çekimli bir film gibi, yaşadığımız ramazanın içinde ikinci bir kat olarak onları da yaşarız. Anne, baba, hala, teyze, amca, dayı ve kardeşlerle beraber."
Sayfa 108
"Ve ikindiden sonra Kur'an- ı Kerim okunurdu evde. Bütün evi o manevi hava kaplardı. Mağfiret havası. Baba Kur'an okur, anne yemek hazırlardı. İki nimet birbirine kavuşur, karışır adeta. Sonra annenin Kur'an okuması sırası gelirdi. Araya sıkışmış çok özel bir vakit gibi. Babanın okuması bütün evin okuması gibiydi. Annenin okuması ise mahrem."
Sayfa 107
Reklam