Özlediği kendisi miydi, yoksa yokluğuna henüz alışamadığı özlediği miydi, emin değildi. Özlediğinin yarattığı boşluk duygusu onu damarlarına yayılan acı bir duyguyla beraber kendinde var olan tüm güzellikleri de alıp gitmiş birinin özlemiydi.
Onun varlığına yüklediği anlamdı özlediği, tutkusuydu özlediği, kendinde meydana gelen güzel duygulardı özlediği, hayallerinde yarattığıydı özlediği, sevmek duygusuydu özlediği...
Ve tüm bunları onun varlığıyla yapabilmiş olması, onu bizatihi kendisini özlemek değildi..asıl özlediği kendi yarattığı kişiydi..