Kitap, özgün mü özgün, farklı mı farklı!!
Başlangıçta kitabı okumakta zorlandığımı itiraf etmeliyim, fakat sonra yazarın üslubuna alışmış olacağım ki bu duruma çokta takılmadım. Neticede post-modern bir yazar.
Ele alınan konular basit gibi dursada aslında, konunun ötesinde bir anlam ve arayış vardır. Kitabın çokça noktasında "kendim olmak, kendim olarak var olmak" özbene ulaşmak, beni bulmak.. bu arayıştadır.
Varoluşsal sancıları, kendini sorgulayan herkes yaşamıştır. Peki Galip ne olmak istemiş, kim olmak istemiş, kendinde hoşa gitmeyen neye tahammül gelişteremedi ki, bir başka insan olma arayışına girip, en sonunda da Celal'e dönüştü. Ter köşe miydi, yoksa gerçekten olmak istediği kişiye mi dönüştü, bunu okuyucunun kararına bıraktı sanırım..
Belki Galip'te bilmiyordu ne istediğini ama içinde bir boşluk olduğunu, sahip olduğu kişiliğin kendi kişiliği olmadığını, kendisiyle barışık olmadığını biliyordu sadece..
Yaptığımız milyon şeyde veya verdiğimiz kararlarda ne kadar kendimiziz?
Kendimizi yaşadığımızı düşünürken koca bir yaşamı belki de başkalarının doğrularını, değerlerini, güzelliklerini kendimizinki sanıp yaşamışızdır veya yaşıyoruzdur.. o yüzden mutlu olamıyoruz, yeterince tatmin duygusu geliştiremiyoruz..
Güzel bir laf var bunun üstüne söyleyebileceğim: Belki en doğru karar değildi ama benim kararımdı diye. O yüzden yanlışta olsa kendi yanlışlarımı başkalarının doğrularına, değerlerine değişmem.. değişmemem gerekir...
Ve nihayetinde kitap okunmalı...