G.K, Chesterton’ a şöyle söyledi: ‘Her kim hiçbir şey beklemezse o kutsanmıştır, zira asla hayal kırıklığı yaşamayacaktır.’ Chesterton şu cevabı yapıştırır: ‘Her kim hiçbir şey beklemezse kutsanmıştır, zira o her şeyin tadını çıkaracaktır.’
Evet diyordu içinden, biri daha var! Belki de bir sürü! Benim gibi! Oğuz Atay’ ın intikamını almak için sokaktalar! Belki de her cadde köşesinde. Ah, diyordu. Keşke biriyle tanışabilsem!
‘Burada ne yazıyor biliyor musun? Bak, bütün bu kitapta ne yazıyor? Bu adamı öldürmüşler! Oğuz Atay’ ın beyninde tümör çıkmış ya? Sonra da gencecik yaşta ölüp gitmiş. İşte, o tümör denilen bok her neyse, bu söylediğin bütün herifler o tümör! Adam üzüntüden ölmüş! Anlamıyor musun hala? Bak, yazıyor burada! Öyle kalkıp küfür felan da etmemişler. Ne yapmışlar biliyor musun? Hiç! Hiçbir şey yapmamışlar! Böyle, sanki önlerinden köpek geçmiş gibi, dönüpte bakmamışlar bile! Onun için ölmüş bu adam. Kimse dönüp de bakmadı, diye. Yapılır mı lan bu? Sen söyle! Vicdanı olan bunu yapar mı, a.. koyayım! Göz göre göre gitmiş adam!’