Nasıl da kandırıldık! Kandırıldık yersiz kurallarla
Hem de tabiatınkinden çok eğitimin saçmalıklarıyla; Zihnin bütün gelişimlerinden mahrum bırakıldık,
Tekdüzelikti bizden beklenen, bizim için tasarlanan; Yükselmeyegörsün birimiz, diğerlerinin üzerinde,
Hayal gücünün kanatlarına tutunmuş, fakat tutkuları bastırılmış,
Muhalif güruh çok güçlü, çok ısrarcı,
Başarma umudu yenik düşer korkulara.
Eyvah! Kalemi eline alan bir kadın,
Böylesine haddini bilmez biri nasıl da saygı görür,
Telafi edemez hiçbir kuvvet böyle bir hatayı.
Cinsiyetimizi ve yolumuzu şaşırdığımızı söylerler,
Görgü, moda, dans, giyim, oyun,
Bunlar olmalıymış arzuladıklarımız;
Yazmak, okumak, düşünmek, araştırmak,
Gölge düşürürmüş güzelliğimize, zamanımızı har carmış boşa,
Ve ziyan olurmuş en güzel zamanlarımızın zaferleri
Ancak içinde köle gibi yaşadığımız evin sıkıcı yönetiminde
Gösterebiliriz sonsuz hünerimizi ve yararımızı.
Şarkım birkaç arkadaşa ve senin hüzünlerine,
Senin için tasarlanmayan defne korularına;
Yeterince koyu olsun gölgelerin, orada mutlu ol.
Yetişmez solan ipeklerde,
Benzersiz gül, dermansızca.
Şimdi nergisler zayıf düşürüyor dermansız beynimize
Kendimizden geçiyoruz hoş kokulu bir acıyla
Mısralarım kötülendi ve meşguliyetim...
Sıradan olmayan şeylerin izini sürmek, hoşuna gider elimin
Ve uzak durur bilindik ve sıradan olandan,
Yetişmez solan ipeklerde,
Benzersiz gül, dermansızca.