Yine de zaman, gitgide daha hızlı bir biçimde akıp gidiyordu; sessiz ritmi yaşamı parçalara ayırıyor, insan geriye bir göz atmak için bile duramıyordu. “Dur! Dur!” diye bağırmak istiyor ama sonra bunun hiçbir yararı olmadığının farkına varıyordu. ...
Aynı anda, uzaktan gelen bir araba sesini sevgili annesininkiyle karıştığını fark etti. Aslında annesi kendisine cevap vermemişti, artık oğlunun gece vakti duyulan ayak sesleri, onu eskisi gibi uyandırmıyordu; ayak sesleri yabancılaşmış, adeta zamanla değişmişti.