Kendimi pek zavallı, pek saf buluyorum. İskender beni değerli buluyor, herkes beni beğeniyor, Turan bana bayılıyor, Faika benden hoşlanıyor, Cavide bana varmak istiyor, hizmetçiler beni baba gibi tanıyorlar, diye bildiğim ve düşündüğüm günler hayat ne kadar tatlı idi! Bugün her şeyi olduğu gibi görüyorum: Cavide bana hiç… Yani metelik bile vermiyormuş, Turan beni kullanıyor. O erkek, ben kadın… Aşk filan bunlar saçma, doğrusu bu ki, ben onun zevkine hizmet ediyorum. Müdür bana kıymet verir, kendi işinin çıkarı için! Bankadaki arkadaşların çoğu beni sever gibi görünürler, hiçbiri beni çekemezler. Beni yerimden atmak, arkamdan gülmek için yanlış bir işimi arar dururlar. Küçük memur arkadaşların beni sevmeleri onlara yardım edeyim diyedir. Faika da beni severmiş. Boş laf. Ne onlar beni sever ne ben onları. Ben Cavide’yi sevdim mi? Turan’ı seviyor muyum ? İnsan sevmek ne demek olduğunu unutuyor da beni seviyorlar diye kendini avutuyor!
Gitti. Arkasından ben de bankaya gittim. Bu kızın beni istediğine bu kadar inanmış ve aldanmış olmak bana ağır geldi. İş gördüm ama içimde bir sıkıntı eksik olmadı.