Bay Arrival

Bay Arrival
@Arrival
Eğer vaatlerden yorulduysan, kendini düzeltmeye çalışmadan durup görmeye niyetliysen, Şimdiye Bakış • Koşulsuz Farkındalık • Sessiz Zihin
@Arrival·
·
sabitlendi
Yol kenarında açan bir çiçek sevilmek istemez; ne fark edilmek için çaba gösterir ne de karşılık bekler, sadece vardır. Güzelliği tam da bu beklentisizlikten doğar. Oysa insan sevgiyi bir talebe dönüştürür: sevilmek ister, yeterince sevilmediğini düşünür, sevginin nasıl gösterileceğini belirler. Bu beklenti başladığı anda ilişki, sevgi olmaktan çıkar; ihtiyaç, sahiplenme ve korku haline gelir. Sevgi bir karşılık aradığında değil, “ben” geri çekildiğinde ortaya çıkar. Çünkü sevgi, acının ve beklentinin içinde yaşayamaz.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanlar artık gerçeğe değil, görüntüye bakıyor. Derinlik değil, vitrin değer görüyor. Kimse ne hissettiğine bakmıyor, nasıl göründüğüne bakıyor. Bu yüzden herkes dolu görünmeye çalışıyor ama içten içe boşalıyor. Ve en acısı, insan bunu fark etmeden yaşamaya devam ediyor.
Korku gerçekten bilinmeyenden mi doğar, yoksa bildiklerimize tutunduğumuz için mi ortaya çıkar? Belki de korku, kaybetmekten değil tutunmaktan doğuyordur.
Birini kaybettiğinde insanın içi acır. Ama hiç kendine sordun mu, seni gerçekten acıtan şey ne? O kişinin yokluğu mu? Yoksa onunla kurduğun hayatın bir anda eksilmesi mi? Gün içinde bir şey olur ve ona anlatmak istersin. Sonra durursun. Artık orada olmadığını hatırlarsın. İnsan bazen şunu fark eder: Acı, sadece birini kaybetmekten mi doğar yoksa onunla kurduğun dünyayı kaybetmekten mi?
Kendine dürüst müsün? Korkunu biliyor musun? Hırsını fark ediyor musun? Onay aradığın anları görüyor musun? Yoksa hâlâ kendin hakkında bir hikâye mi anlatıyorsun?