Yalınlık, sandığımız gibi sadece az eşya ile yaşamak ya da sade görünmek değildir.
Asıl yalınlık, zihnin karmaşadan kurtulduğu, inançların ve kalıpların ağırlığını bıraktığı andır.
Düşünsene… Zihin geçmişin yükünü, başkalarının dayattığı fikirleri, ‘şöyle olmalısın’ baskısını bıraktığında,
yaşadığın anı çıplak, saf ve berrak görüyorsun.
İşte o an yalınlık gelir.
Aramakla değil, oldurmaya çalışmakla değil…
Tıpkı bir çiçeğin kendi zamanında açması gibi, kendiliğinden.”