Olgusal bellek = yaşamak için gereken hafıza.
Telefon numarası, adres, araba kullanmak, dil konuşmak… Bu bellek pratiktir, işlevseldir ve psikolojik yük taşımaz.
Psişik bellek = benlikle ilgili hafıza.
Övgüler, kırgınlıklar, utançlar, başarı hikâyeleri… “Bana ne yapıldı” ve “ben kimim” anlatısı burada birikir. Bu bellek, ilişkilerimizi ve tepkilerimizi şekillendirir.
Sorun şu: olgusal bellek yaşamak için gereklidir; psişik bellek ise çoğu zaman geçmişi şimdiye taşır ve olanı çarpıtır. Birine bugün değil, onunla ilgili dün biriktirdiğimiz anılarla bakarız.