Arşinur

toprak saksılarda ahşap evler büyütüyorum; Kurt’a, Orno’ya, Santos’a mesken olsun reçeller ekiyorum komşu bahçelere; ayvadan, elmadan, portakaldan bir de turunçtan aşk damıtıyorum da imbiklerden, dama seriyorum; yaz sıcağı burada bildiğin tavan ve en çok ne sevindirir seni Şirâze, boyuma bakmadan merak ediyorum, hem de arlanmadan bilmiyorum ki sana yakın olmanın valörünü, ölçüsünü, heyecanını, tadını, ucunu bucağını hepsi enikonu bir tahminden bana arta kalan
Sayfa 214 - Ay Vakti Kitap
Şiir
Reklam
sokağında yürüyebilsem; avuçlarımda kaderim, ceplerimde kederim, bir de anlasam ben neyim ne kadar talihli addederim kendimi bilsen seni bana sakladığım, kör düğüm bağlandığım, o güzel adını andığım odalarımda gezinsen
Sayfa 214 - Ay Vakti Kitap
ben x/y/z’nin cirit attığı bir denklemde, sol tarafında kalanım eşitliğin primitif yanlarım ağır bastığından belki de ne soyut matematiği, ne de uygulamalısını bilirim bu yüzden sanırım, kalkülüs kullanan Leibniz’e karşı epey mesafeliyim yoksa Şirâze’m, çoktan sınırları aşmış başka bir boyutta yaşıyor olabilirdim hatta üç aşağı beş yukarı,dik açılı bir üçgenle aramdaki ilişkinin adını koyabilirdim en merak ettiğimde Şirâze, sonsuzluğun, neresinde olduğu sayılar teorisinin ve bizi getirdiği nokta analitik geometrinin elhak imkânı yok her şeyi anlayıp çözmenin vektörler ve matrisler konusunu bırakalım başka bir zamana Notasyon dersen, bendeki karşılığı tam anlamıyla bir karmaşa ben en iyisi sıfıra dönüp yeni bir başlangıca girişeyim belki bu sefer bulurum çıkışını yerkürenin ya da sonunda Şirâze’m, sana varabilirim
Sayfa 213 - Ay Vakti Kitap
Şiir
sığındığımız en huzurlu yerin, kitaplar ülkesi olması, anlaşılabilir bir ayrıntıydı
Sayfa 210 - Ay Vakti Kitap
Şiir
asi değilim hiç değilim marjinal, entel benden dava fanatiği olmaz, bir sürünün koyunu da aykırılıklarımı anlatır dururlar hayretler içinde dinlerim, meğerse ben neymişim! hepsini sil baştan Şirâze’m bunu bilir ve söylerim hatırı sayılır bir aşığım ben
Sayfa 205 - Ay Vakti Kitap