Çağımızdaki yerli Amerika halkının genetiği incelendiğinde, bunların Asya ile Amerika arasında oluşan ikinci köprüden buralara geldiği anlaşılmaktadır.
12 bin yıl öncesinden itibaren insanların Amerika kıtasında devamlı olarak yerleştiğine dair birçok bulgu bulunmaktadır. Hem Kuzey, hem de Güney Amerika'da dağınık olarak yüzlerce arkeolojik alan bulunmuştur.
Amerika yerlilerinin genetiğine dört mitokondriyal klan hakimdir. Bunların, bugün Sibirya veya Kuzey ve Orta Asya'da yaşayan insanlarla genetik bağları bulunduğu açıktır.
Şayet Amerika'ya gidiş karayoluyla olmuşsa, bu ancak Alaska üzerinden olabilir. Geçmiş 100 bin yıllık süreç içinde deniz seviyesinde ne gibi değişimler olduğuna dair yeterli bilgiye sahibiz. Sibirya ile Alaska arasında devamlı bir kara köprüsü tarihte iki devirde vardı. İlki 50 bin yıl önceydi ve yaklaşık 12 bin yıl boyunca kaldı. İkincisi ise 25 bin ila 13 bin yıl önce, karanın deniz seviyesinden yüksekte olduğu büyük buzul devrindeydi.
Moğolistan'daki 35 bin yıl öncesine uzanan arkeolajik kalıntılarda , yaklaşık olarak çağdaş insanların Batı Avrupa topraklarını istila etmeye başladığı tarihlerde bu kasvetli topraklara gelen avcı insanlara ait ileri teknoloji gösteren ve çakmaktaşından yapılmış sivri ok uçları bulunmuştur. Büyük bir olasılıkla bu insanların yaşamları da Avrupa'ya ilk gelen insanlar gibi tundra hayvanlarının mevsimsel göçlerini takip ederek ve acımasız kış aylarıyla mücadele ederek geçmiştir. Kapsamlı bir şekilde incelenmediği için bu geniş alanın mitokondriyal genetiği hakkında çok az şey biliyoruz. Fakat yine de insanların Amerika kıtasına kesinlikle buralardan gittiklerini kanıtlayan yeterli bilgiye sahibiz.
İnanılmaz görünmekle beraber, genetik yapılanma, Afrika'daki 13 klandan yalnızca birinin kıtadan ayrıldığını ortaya koymaktadır. Bu tespit, insanların kitlesel olarak göçüne işaret etmez. Şayet yüzlerce veya binlerce in san göç etmiş olsaydı, dünyanın diğer bölgelerinin gen havuzunda da Afrika'daki klanlardan birkaçı olurdu. Ancak hal böyle değil.