Bilimsel bakış açısı olmadan bugün dünyayı doğru bir biçimde okumanın mümkün olmayacağına emin olmakla birlikte, tek başına bilimsel bilginin bizi çok da ileri bir noktaya taşıyamayacağına kanaat getirmiş bir bilim insanı olarak, “büyük sorular”a yanıt bulabilmek için “kadim bilgilerimizi de masaya koymak gerektiğini düşünenlerdenim.
“Kadim bilgi” yahut “bilgelikten” kastım, on binlerce yıllık insanlık deneyiminin tüm birikimlerinin ısrarla vurgulandığı, tüm dinlerde, masallarda, anlatılarda, kıssalarda, edebi eserlerde ve felsefi metinlerde ısrarla vurgulanan temel ve genel ortak noktalardır aslında.