760 sayfalık bir başyapıt.
Okul Öncesi ÖABT’ye hazırlanırken almıştım bu kitabı kalın bir kitap olduğu için de okumayı hep erteledim.
Kpss sorusuydu Emile.. Bu kitabı merak edip almamdaki tek sebep bu diyebilirim.
Öncelikle şimdi size bir şey itiraf edeceğim kafamdaki Emile çok başkaydı. Emile’yi ilk başta kadın sanıyordum. “Erkekmiş.”
Yavaş ve sindirerek yer yer araştırarak okuyup ilerlediğim uzun soluklu bir kitap oldu. Çocuğun gelişimine dair kitapları okumayı seviyorum.
“Emile” birçok farklı yaklaşımların izlerini taşımakta okurken göreceksiniz ki ; çocuklara yönelik davranışlar bakımından Adler’i, çocukluk yaşantılarının önemi bakımından Freud’u, çocukların duygusal zekasına vurgu yapması bakımından Daniel Goleman’ı, modern eğitimin temeli olan yaparak yaşayarak deneyselciğe vurgu yapan John Dewey’i göreceksiniz.
John Jack Rousseau ile henüz tanışmamış olanlar için mini bilgi;
-J.J Rousseau: Doğaya dayalı eğitimi savunur. Doğanın en iyi öğretmen olduğunu ayrıca çocukların 12 yaşına gelene kadar kitaplarla tanışmamasını, “oyunun” çocuğun en doğal hakkı olduğunu ve çocukların yaparak-yaşayarak oyunlarla öğrenme sağlaması gerektiğinin öneminden bahseder. Natüralist bir anlayışa sahiptir.
Çocuk eğitimi ile ilgili her şeyi bu kitapta bulabilirsiniz Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramları gibi aşama aşama bölümlendirilmiş. Kitaptan dikkatimi çeken önemli gördüğüm kısımları sizlerle paylaşmak istiyorum en azından okumadan önce sizlere fikir olsun.
Bölüm 1:
-J.J Rousseau; Freud’un aksine “İnsan doğuştan iyidir. Ancak insan kendisi de dahil diğer varlıkların temiz kalmasına müsaade etmez.” anlayışına sahiptir.
“Her şey insanın elinde bozulur.” s.5
-Çocuk toplumun ihtiyaçlarına göre değil kendi ilgi istek ve yeteneklerine göre yetiştirilmelidir.
-Çocukta ilk