"Vakkai Hayriye'de ise 20 bin Yeniçeri öldürülüp cesetleri öldürülüp cesetleri özellikle herkesin görmesi, seyretmesi için denize atılıyor. Ardından II. Mahmut'un emriyle ne kadar Yeniçeri mezarı varsa tahrip ediliyor. Osmanlida tüm savaşlarda asker gücü olan Yeniçerilerin hiçbir mezar taşinin olmamasi bu uygulama sonucudur. Günümüzde TC devletinin Kürtlerin mezarlarina saldırması, tahrip etmesi yeni bir durum olmayıp Osmanlidan devralinan bir devlet geleneğidir. Bu uygulamanın sadizmi ölüye değil, ölü yakınlarına ömür boyu çektirilen manevi azaptır.Toplumun manevi değerlerini çiğnemek, ölüyü sadizmin nesnesi yapmak ve bunun aracılığiyla insanlarin manevi görevlerini yerine getirmesini engellemek, sonsuz bir azap çektirme yöntemi olup sadizmin devlet tescilli uygulamasıdır .
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
" Bir toplum olarak Kürtler, genellikle oyuk yerlere eğilimlidirler. Kürtlerin tarihi ve kūltürü dağlarla öylesine iç içe geçmiştir ki, ovadaki Kürdún etnik kimliği bununla çelişir hale gelmiştir. Kürtlerin kendileri hakkında söylediği gibi, "dağları düz edin, Kürtler bir gün içinde ortadan kalkar." Bu ikili birbirinden öylesine ayrlanmaz hale gelmiştir ki, şöyle denilmiştir; "Bir Kürt ile onun dağdaki yaşam alanı arasındaki ilişki çiftçi ile çiftlik arasındaki ilişki gibidir: biri olmaksızın diğerinin herhangi bir anlamı yoktur" (Siyabend,1988). Bir Kürt için dağ, tanrının cisimleşmiş halinden daha az bir şey değildir; dağ onun annesi, siğınağı, koruyucusu, evi, çiftliği, pazarn, dostu tek arkadaşıdır. Kişi ile dağ arasındaki bu sıkı ilişki Kürdistan'in kültürel ve psikolojik doğasını diğer şeylerden daha çok belirler. Çevrelerine böylesine bütünsel bir baglılık gösterip ondan kopamama dağlarda Kürtlerin yaşadığı türünden halk inançlarına kaynaklik etmiştir . "
" Geliştirilen kafatasçı irkçıliğindan feyz alan devletin en üst düzey yetkilileri eline pergel ve gönye alip kafatasI ölçümleri yapmiyor tabi; Türk olmayan herkese haykiriyor, onların bu
ülkede yaşam haklarının sadece Türke hizmetçilik yapmaktan, ona uşaklık etmekten geçtiğini buyuruyor. Dönemin Adalet Bakani Mahmut Esat Bozkurt"...Türk bu ülkenin efendisi, yegane sahibidir. Saf Türk soyundan olmayanların bu memlekette tek
hakları vardır; hizmetçi olma hakk, köle olma hakkı" derken, Celal Bayerin "Türk olmadiğınizı söyleyenin yüzüne tükürün" demesi, ismet Inönüden Atatürke kadar bu yönlü pek çok inci
döktüren devlet yetkililerinin yiğinla konuşmaları mevcut. "
" Bir Kürdün kalbini ve hevesini kırmanın en çabuk yolu ona adaba uygun davranışın erdemleri hakkında nasihatte bulunmak ve onun gösterişli ya da hayalperest var oluş tarzını elestirmektir . "