Şu hayatta hepimizin eksiği, kusuru diz boyu. Yanılmam zanneden, en çok yanılır. Her şeyi bildiğini düşünen, aslında bir baltaya sap olamayandır. Üstünlük taslayan, en geriden gelendir. Beşer dediğin adı üstünde zaten şaşar. Yıkılmam sanırken ayağımız kayar, düseriz; oldum zannederiz, her sözümüzden ve davranışımızdan acemilik fışkırır; vardım zannederiz, bir de bakarız bir arpa boyu bile yol katetmemişiz. "Piştim." dersek hamlık sınavından geçemeyiz. Çoktur eksiği, yanılgısı insanın. Yine de bunların tümü duruma göre hoş görülebilir hatta affedilebilir. Ama bir kural var ki onu asla unutmamak koşuluyla. Küpe gibi kulağında duracak her daim o kural. En sisli sabahlarda, en puslu yollarda ışık veren, titrek ama sabit bir mum alevi gibi. Öyle bir kural ki son derece basit ama bir o kadar temel: "Kalp kırmayacaksın!"