Ernest Hemingway’in Yaşlı Adam ve Deniz kitabı, insanın doğayla, kaderle ve kendisiyle mücadelesini anlatır. Yaşlı balıkçı Santiago’nun denizle olan savaşı, hayatın zorluklarına karşı direnen insanın hikâyesidir. Günlerce süren açlık, yalnızlık ve umutsuzluk içinde bile Santiago vazgeçmez; çünkü mesele sadece balık yakalamak değil, insanın kendi iradesini aşma çabasıdır.
Santiago’nun hikayesi, bize şunu gösterir: Gerçek zafer, sonuçta değil, mücadelede saklıdır. İnsanın en büyük başarısı, düşüp tekrar kalkabilmesidir. Seyahat de benzer bir ruh hâlini getirir. Yolculukta bazen yorgunluk, bazen zorluklar olur; ama asıl önemli olan, bu sürecin insanı nasıl dönüştürdüğüdür.
Kitabı okuyunca Santiago mu balığı tuttu balık mı onu yakaladı anlayamıyorsunuz.
Kişi bir şeyleri elde etmek için mücadele verir bir yola girer çok eziyet ceker ancak dönüp arkasına baktığında kendinden ve her şeyden uzaklaştığını
Ve sonuçta elinde de hiç bir şey kalmadığını o kadar mücadele ettiği şeylerin de boş olduğunu çok güzel anlatıyor bu kitap
Döne döne tekrar tekrar okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.