Küçük kız,sedirde annesinin ıslak entarisine başını koyup uyumadan önce saatlere teker teker kulak verirdi.Ama bir süre sonra ürker,kulağını annesinin dizine sıkıca bastırır,dışarıdan eve yüklenen acımasız yaşamın gelgitini duymamak için kendi kahverengi içsel sessizliğine kaçardı..
Bir akşam,annesini sedirde görmediğini anımsıyor.Minderler,örtü,her şeyi yerli yerindeydi ama annesi yoktu.Sonra da hiç olmadı.Ölüm,onun sedirdeki boşluğuydu işte,o kadardı..Büyüleyici bir yanı olmadığını o gün anlamıştı.Bir şeyin birdenbire yerinde olmaması ama aynı tiktakın sürüp gitmesiydi ölüm.