Asena

Şaraptan zevk alabilmek için dünyadaki bütün bağların üzümleri ile yapılmış bütün şarapları tatmanız gerekmiyor. Sevgi ve gülmek, korku ve acı, bu hayattaki en geçer akçeler. Gözlerimizi kapayıp önümüzdeki içeceğin tadını çıkarmak ve çalan müziği dinlemek yeterli. Şu anda olası bütün hayatlarda yaşadığımız kadar eksiksiz ve tam bir hayat yaşıyoruz, aynı türden duyguları burada da deneyimleyebiliriz. Olmamız gereken tek bir kişi var. Hissetmemiz gereken tek bir varoluş var. Her şey olabilmek için her şeyi yapmamız gerekmiyor çünkü zaten sonsuzlukta yaşadığımız her an sonsuz olası geleceğe gebe. 
Sayfa 272·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsan en iyi lokantada yemek yiyebilirdi, bütün hazlardan payına düşeni fazla fazla alabilirdi, Sao Paulo’da sahneye çıkıp 20.000 kişiye şarkı söyleyebilirdi, gelmiş geçmiş en büyük alkış sağanağına tutulabilirdi, dünyanın öteki ucuna gidebilirdi, internette milyonlarca takipciye sahip olabilirdi, olimpiyat madalyası kazanabilirdi ama sevgi olmadan hiçbirinin anlamı yoktu. Nora kök yaşamını düşündüğünde, esas sorunun, onu kırılgan yapan şeyin aslında sevgi eksikliği olduğunu anladı.
Sayfa 243·Kitabı okudu
Bir hayatta kendimize köşeye kısılmış hissettiğimizde, hüznün, trajedinin, başarısızlığın ya da korkunun, tek bir varoluşun ürünü olduğunu düşünmek çok kolay. Yalnızca yaşamanın değil, belli bir şekilde yaşamanın sonucu olduğunu düşünmek. Demek istediğim, acıya karşı bağışıklık kazanmamı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını anlasak, her şey çok daha kolay olurdu. Mutluluğun doğasında acının da olduğunu. Biri olmadan öbürünün de olmayacağını. Tabii ki farklı düzeylerde ve miktarlarda. Ama hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde olamayız. Öyle bir hayat olabileceğini düşünmek ancak yaşadığımız hayattaki mutsuzluğumuzu büyütmeye yarar.
Sayfa 176·Kitabı okudu
Kesinlikle
“Bazı yolların daha kolay olacağını düşünmek işimize geliyor bence,“ dedi, bir şeyi ilk kez fark ederek.“ Ama belki de kolay yol yoktur. Yalnızca yollar vardır. Bir hayatta, evli olabilirim. Başka bir hayatta tezgahtarlık yapıyor olabilirim. Birlikte kahve içmeyi teklif eden tatlı bir adama peki demiş olabilirim. Başka bir hayatta, Kuzey Kutbu’nda araştırmalar yapan bir buzul bilimci olabilirim. Bambaşka bir hayatta, olimpiyat yüzme şampiyonu olabilirim. Kim bilir. Her gün, her an yeni bir evrene giriyoruz. Boş yere hayatımızın farklı olmasını diliyor, kendimizi başkalarıyla ve kendimizin farklı versiyonlarıyla karşılaştırıp duruyoruz ama gerçekte çoğu hayat bir yere kadar iyi bir yere kadar kötü. “ 
Sayfa 177·Kitabı okudu
Ash internette hastalıklarla ilgili fazla araştırma yapmaması gerektiğini söylemişti. Böylece sosyal medyadan söz etmeye başlamışlardı; Ash sosyal medyada iletişim kurdukça yalnızlaştığımız inancındaydı. “Bu yüzden artık herkes birbirinden nefret ediyor, “diyerek fikrini belirtmişti. “Çünkü arkadaşları olmayan arkadaşların aşırı yüklemesine maruz kalıyorlar. Dunbar sayısını duymuş muydun? “ Sonra da Oxford Üniversitesi’nden Robin Dunbar diye bir adamın, insanların en fazla 150 kişiyi tanıyacak şekilde programlandığını keşfettiğini ve bunun avcı toplayıcı toplumların ortalama nüfusu olduğunu anlatmıştı. “ kıyamet kitabında da öyle, “ demişti Ash, Hastane kantinindeki çiğ ışıkların altında. “Kıyamet kitabına bakacak olursan, o günlerde İngiltere’deki yerleşim merkezlerinde de ortalama nüfusun 150 kişi olduğunu görürsün. Kent hariç. Ben Kent‘liyim de. Antisosyallik bizim DNA’larımıza işlemiş. Kent’e gittim, diye yanıt vermişti Nora buna “fark etmiştim. Ama bu teori hoşuma gitti. Instagram’da bu kadar insanı 1 saatte görebilirsin. “ “Aynen öyle. Hiç sağlıklı değil! Beyinlerimiz bu yükü taşıyamıyor. 100 yüze iletişimin özlemini her zamankinden daha da çok duymamızın nedeni bu.” 
Sayfa 126·Kitabı okudu