Olacaklardan habersız Hak aşkının iki yolcusu, bir yandan Hak aşkının derinliklerinı bir yandan birbirlerine yansıyan aydınlığı keşfederler Şems böylesi bir zamanı şu satırlarla olümsüz bir şiire çevirir:
"Heyhat!
Mum gibi erimıyorsa insan, yanıyorum dememeli
Yanmaktan korkuyorsa kışı, aşk kapısından girmemeli.
Ya kor yurekli olmalı insan ya da kor barındıracak kadar yürekli."
Hak yolundaki aklın sınır koyamadığı bır süreçte hemhal olmak ve halden hale geçmek, onların yerinde olmadan anlaşılacak bir durum değildir. Bunu ancak onların dilinden dökülen sözcuklerin derinliğinden anlayabilmek mumkundur.
"Bil ki guneşe bakmaya cesareti olmayan gölgede kalmaya, golgeyi ışık sanmaya mahkümdur."
"Başkalarına baktığın gözle, Leyla'yı nasıl görebilirsin? Onu gözyaşlarınla tertemiz yıkamadıkça!"