Aç gözlerle
ağzına bakıyordum, çünkü sanki cehennemde geçen bu bir yıl
içinde, bir insanın başka biriyle iyilikle konuşabileceğine
inanmaz olmuştum. Bana gülümsedi evet, gülümsedi, demek
iyilikle gülümseyebilen insanlar vardı hâlâ, sonra uyarır gibi
parmağını dudaklarına götürdü ve usulca uzaklaştı.
Siyah ve beyazı aynı kişi oynarsa,
tutarsız bir durum ortaya çıkar, aynı beyin bir yandan bir şeyi
bilmek, öte yandan bilmemek durumundadır, beyaz olarak
oynarken bir dakika önce siyah olarak istediği ve amaçladığı
şeyleri kafasından silip atabilmelidir. Böyle bir ikili düşünme,
bilincin tümüyle bölünmesini gerektirir aslında, beyin işlevinin
mekanik bir alette olduğu gibi istendiği an açılıp kapanmasını
ister; yani satrançta kendine karşı oynamak, kendi gölgenin
üstünden atlamak gibi bir çelişkidir.
Satrancın çekiciliği temelde bir tek şeyden kaynaklanır: Stratejisinin farklı beyinlerde farklı biçimlerde gelişmesinden. Bu
tinsel savaşta siyah, beyazın o an hangi manevrayı yapacağını
bilemez ve sürekli tahminler yürütmeye ve çıkış yolları bulmaya
çalışır, öte yandan beyaz da siyahın hain amaçlarını anlamaya ve baltalamaya uğraşır.