Bentler Yıkılırken
Sana cevap vermeye çalıştım;
Ama sözcükler tesirsiz kaldı,
Senin de dediğin gibi.
Çünkü her cümle bir kale daha ördü,
Her haklılık iddiası, bir kat daha buz.
Güneş yetmedi, haklısın.
Biz ısıtmak yerine,
O buzlu aynada
Kendimizi izlemeyi seçtik.
Şimdi bu yıkıntıya bakınca,
Gözyaşların ve iç akıntılarım,
Aynı tuzlu tadı taşıyor.
Demek ki elem, bizi eşitledi.
Demek ki en nihayetinde,
Ne ben kazandım, ne sen.
Ne önemi kaldı, diye sormuştun.
Cevabım:
Haklının önemi, duvarlar durana kadardı.
O duvarlar ki şimdi,
İki yanan yüreğin közünde
Sadece toz oldu.
Geriye sadece şu kaldı:
Bir zamanlar ateşi olan
İki ayrı enkaz.
Ve kimin haklı olduğunun,
Bu sessizliğe hiçbir faydası yok.
R. Obus T.