Doğukan Ç.

Herkes dahidir, ama bir balığı ağaca tırmanıp tırmanamamasına göre değerlendirirseniz, hayatı boyunca bir aptal olduğuna inanarak yaşar.
Reklam
Anneye babalar çocuklarının farklı olmasını istemiyorlar ve komşular ne der? Öğretmen ne der? Algılama ve davranış hapishanesinde kalmayı tercih ediyorlar. Gelişmiş farkındalık Bu tür soruları, "kim ne düşünürse düşünsün umrumda bile değil!" Şeklinde cevaplıyor ama programı onaylayan kişiler açısından bu sövmek gibi bir şey.
Çoğu insan o kadar sistematik bir şekilde kendisini güvense hissediyor ki azıcık farklı olmak bile onları korkutuyor çünkü normal olarak algılamanın gerekliliğine programlanmışlar. Tabii ki bunda en büyük etken kendi gölgesinden korkan sürüngen beyin.
Halkla ilişkilerin babası Edward Bernays, 1928 basıma Propaganda adlı kitabında şöyle yazmış: Bize hükmediliyor, sizin yerimiz kalıplaşmış fikirlerimiz önerilmiş bu çoğunlukla da hiç duymadığımız kişiler tarafından yapılıyor. İş ve politika alanında olsun sosyal yönlenme veya etik düşünce ile olsun günlük hayatımızın her anında çok az sayıda kişi tarafından yönetiliyoruz. Bunlar zihinsel işlemleri sitelerin kalıplarına motiflerini anlıyorlar. Kamuoyunun aklını kontrol eden de ipleri çeken de onlar.
Reklam