Kelimelerin sadece harf ve seslerden ibaret olmadığını, arkasındaki niyetin bir enerji biçimi olduğunu saf sevginin derinliklerinde bir perspektif sunuyor. Bir kelimeyi telaffuz ettiğimizde ya da kaleme aldığımızda, ona sadece bir "anlam" yüklemeyiz, aynı zamanda bir "vurgu" ve "ruh" katarız. Niyetin kelimeye yüklediği duygusal yoğunluk. iki farklı kişi tarafından söylendiğinde neden farklı etkiler yaratır? Cevap, kelimelerin arasındaki titreşim farkında gizlidir. Saf bir niyetle, odaklanarak söylenen bir "teşekkür", sadece bir nezaket ifadesi değil, muhatabına ulaşan bir şifa dalgasına dönüşür. Düşüncelerimiz, kelimelerimizin kalıbıdır. Odaklanmış bir düşünceyle kurulan her cümle, evrene bırakılan kalıcı bir imzadır. Yazarken veya konuşurken seçtiğimiz kelimeler, o anki içsel frekansımızı yansıtır.
Kısacası; Kelimelerimiz, niyetimizin dış dünyadaki elçileridir. Onları sadece birer bilgi aktarım birimi olarak değil, birer enerji taşıyıcısı olarak gördüğümüzde, hem kendimize hem de çevremize olan etkimiz değişir. Unutmamak gerekir ki; dil deşifre eder, niyet ise inşa eder. D.Ç.
Programlanmış düşünme işlemi yapan kişiler hep şu Temcit pilavını tekrarlar, Eğer bir şeyin açıklamasını yapamıyorsak öyle bir şey var olamaz. Bu zihniyet ana akım her şeyi ve ana akım her şey tarafından yüklenmiş algılamaya sahip herkesi kapsar. Alternatif medyanın çoğunluğu da aynı miyoplukla enfekte olmuştur.
Global Sağlık krizleri aslında neyi tedavi ettiği konusunda hiçbir Fikri olmayan klasik Tıp ile bundan daha kötü bir hale getirilemezdi. Böylesine çılgın bir sistemde ancak bu kadar çok enerjisel olarak dengesini yitirmiş hasta insan kusabilirdi. Tek cevap bütün bunların arkasındakiler hiç cevap istemeselerde dalga formu alanı pratisyenlerinin ve araştırmacılarının cadı avından kurtarılıp hastalıkları tedavi etmelerine izin verilmesidir. Onlar önce insanları içtenlikle iyileştirip sonra da öncelikli olarak onların hasta olmalarına engel olmalarıdır.
Algılama realiteyi, olasılık ve ihtimalin kuantum alanından deşifre ediyor dolayısıyla da sağlığa hükmediyor. Doktorlar bir tanı koyuyor veya bir hayat beklentisi sunuyorlar Eğer bir hasta bunu benimserse bu deneyimlemekte olan realiteye algılanıp kendiliğinden gelişmiş bir kehanet oluyor. Doktorlara önemli bir mesaj insanlara onlara ne olacağını ve ne kadar yaşamaları gerektiğini söylemeyin. Bıraktın mı lan onlar karar versinler Siz değil.