Soldun; kurudun sen de... Senin nazlı yüzün de
Sakından uzak bir gülü andırdı, dün akşam! Son sevgili mihrabı idin gönlümüzün de;
Hicrin, bizi hicrana inandırdı, dün akşam!
Yıllarca vatan namına kan pençeli bir el,
Yapmıştı yanık bağrını: Evladına maktel!..
Lakin yine şendik... Yine sevdalı semenler,
Yıldızlarının rengi kadar cazibe-perver
Kızlar gibi, bî-şaibe bir neş'e taşırdın...
Bilmem niye top sesleri duymakla şaşırdın?
Gül bahçelerinden uçan ahenge ne oldu?
Alnından öpen sıtmalı samlarla mi soldu?
Sinende huzuzatını tenvim eden eller
Altında mı yıprandı cebînindeki tüller?..
Zannetme sakın, bizleri hüsrana yabancı;
Ey benzi uçuk annemizin incirli tacı!..
Türk'ün yaşaran gözleri arkanda.. Muhakkak
Bir uykunun encamına kandıksa, dün akşam!..
Yadın ebediyen yakacak bizleri.. Bir bak,
Ufkundaki bayrak kimin... Ey, nazlı güzel Şam!..