Derdimi anlatacak ne dil, ne de bir söz var,
Yumruk gibi boğazda, düğümlenir heceler...
Halimi ne bir bilen, ne de gören bir göz var,
Satırlara dökülür, kalemim den cümleler...
Yürekte ki bu yangın, hasretin harareti,
Beni yakıp kavuran, bu sevdanın şiddeti,
Yüreğimin feryadı, yakar yedi devleti,
Gönlümü teskin eden dert ortağım geceler...
Yudum, yudum içerken, ben zehri ülfet ile,
Hasret pınarı coştu, ruhum da dehşet ile,
Hüznün gölgesi çöktü, üstüme hiddet ile,
Yaş dolu gözlerimde, yarım kalan hayaller...
Çal keder pusadını, şu göğsümde parala,
Lime lime et beni, yüreğimi yarala,
İçimde dolup taşan, duyguları karala,
Sayfa sayfa dizildi, ardın sıra dizeler...
Aslani yi, aldılar, gam gölüne attılar,
Nar-ı firkat çölünde, diri diri yaktılar,
Ruhunu yaralayıp, aklıyla oynadılar,
Şimdi geriye kalan dugusuz düşünceler...