Doğrusunu söylemek gerekirse, çevremiz gerçekten içimizde çok şeyi öldürebilir, ama her şeyi değil; oysa birçok defa kurnaz, işini bilir bir şarlatan, hele kalemi ya da çenesi kuvvetliyse, yalnızca ufak tefek kusurlarını değil, alçaklığını bile çevresine yükler.
Milletimizin en soylu, en belirgin, en göze çarpan özelliği, doğruluk duygusuna sahip olması, bunu daima istemesidir. Her yerde, her ne pahasına olursa olsun, layık olup olmadığını düşünmeden, ille önde bulunma isteği, horozlanma huyu yoktur halkımızda.
Bayram günlerinin basit halk üzerinde, ta çocukluklarından beri büyük etkisi vardır. Böyle günler, ağır işlerden bir anlığına da olsa uzaklaşıp ailece bir araya gelmek için vesiledir.
Belki yanılıyorum; ama herhangi bir kimse hakkında, yalnızca gülüşüne bakarak hüküm vermek kabildir bence; onun için hiç tanımadığımız birinin gülüşü daha ilk karşılaşmanızda hoşunuza giderse, karşınızdakinin iyi bir adam olduğundan tereddüt etmeyiniz.
Ama türlü görüşlere rağmen, bazı suçların dünya kurulalı beri her yerde, her kanunda su götürmez suçlar olduğunu herkes kabul eder ve insan, insan olarak kaldığı sürece de böyle sayılacaktır.