Yakın birinin ölümünden sonraki gün boşluk demekti. Zaman ve mekan önemini yitiriyordu.. Dakikalar saatlerin içinde, geride kalan kişi de yas denizinde eriyordu. Ellie de bunları yaşadı tabii. Babasının en sevdiği sandalyeye oturup eve girip çıkan insanları izledi; doktorlar, ambulans görevlileri, cenaze levazımatçılan ve taziyeye gelenler. . . Ne bir lokma yemek ne de bir yudum su içmek için yerinden kalktı. Öylece oturdu ve babasının battaniyesinin saçaklarıyla oynadı. Durmaksızın . . .
Başta inanmakta güçlük çekti, hatta onu kaybetmiş gibi hissedemedi. Çünkü ne kadar acı olsa da ona bir türlü gerçekmiş gibi gelmiyordu. Anne si ölmüş olamazdı ...