“ Keşke namaz kılıyor olmak salat ahlakını birebir yansıtsa. Ne yazık ki bazen namaz kılıyorum diye kendini, cennetin başköşesine koyup öteki saydıklarına cehennemde yer arayan bir hadsize dönüşebiliyoruz.”
“Namazın yüklediği ahlak, hayatın detaylarına taşınmıyorsa, ‘salat’ın ifade ettiği ahlaki omurganın canlılığı ele ayağa, dile dudağa taşınmıyor demektir.”
“Bir şehirde ikindi namazının vaktini kollayan bir inanmış olarak bulunuyorsan, o şehre bir “asr” şerbeti içiriyorsun. Cevheri, cüruftan ayırmaya adanmışsındır çünkü. Özü, kabuktan sıyırma nöbetini sen devralıyorsun “asr’ı saadet” eyleyen Muhammed Mustafa’dan (a.s.m). Ne güzel nasip! Ne onurlu nöbet!”
“Ben ateştenim, Âdem topraktan!” derken öteki diye gördüğü Âdem’in çamurunun içindeki cevheri görmedi. Ötekindeki cevheri göremediği gibi kendisine verilen cevherle üstünlük taslarken cevherin kendine verildiğini unuttu. Borçlu olduğunu inkara kalktı.