Raflara yeniden göz gezdirirken, asıl esef edilecek olan, diye devam ettim, on sekizinci yüzyıldan önce kadınlar hakkında bir şey bilinmiyor olması. Şu ya da bu yönden ele alabileceğim hiçbir örnek yok kafamda. Kadınların Elizabeth döneminde neden şiir yazmadıklarını soruyorum ancak nasıl bir eğitim aldıklarını bilemiyorum; yazı yazmak öğretiliyor muydu onlara; kendilerine ait bir oturma odaları var mıydı;yirmi bir yaşına gelmeden kaç kadın çocuk doğuruyordu;kısacası sabahın sekizinden akşamın sekizine kadar ne yapıyorlardı. Görünüşe bakılırsa paraları yoktu; Profesör Trevelyan’a göre, çocukluktan çıkmadan, on beşinde ya da on altısında, hoşlansalar da hoşlanmasalar da evlendiriliyorlardı.Bunları gördükten sonra, içlerinden birinin ansızın Shakespeare’in oyunlarını yazmasının son derece garip olacağına karar verdim...