Kitapta bir Latin esintisi bulmak umuduyla okumuştum. Aradığımı da buldum. Deniz, tuz, kuraklık ve kaderden kaçılmazlığın hikayesi. Şifalı ot satan kör kadının manileri şehrin sokaklarında olduğu kadar benim zihnimde de iz bıraktı Hani ya... lar yankılanıyor kulaklarımda. Chicho'nun yara olan ayakları ve ona su getiren kadın. Emekçilerin umudunu yitirmemek için direnişi ve deniz kokulu şehrin insanları.... Uzaklara kısa bir yolculuğa çıktığım hoş bir eserdi. Şeker Portakalı ile kıyaslamayın. Zira iki kitabın konu ve iklimi çok farklı...
Gayrettepe... Vuruyor polis. Güven'in patlak dudağının üstüne.
- O.....çocukları, sizin yüzünüzden okumadığımız kitap kalmadı, dergi kalmadı. Amirlerin emri böyle, içine sıçym. Oportünisti tam öğrendik, şimdi de üç dünya teorisiymiş. Ne lan bu?
Hani ölenler vardı ya... Onları hatırlıyor musunuz? Neyin bedelini ödedi onlar? Kendi düşlerinin mi sadece, yoksa başkalarının düşlerinin de bedeli miydi onlar? Ne dersiniz?